Ekonomi

Takipteki borçlu sayısında 20 aylık zirve: Yasal takip sayısı Şubat’ta %44 arttı

Investing.com – Türkiye Bankalar Birliği Risk Merkezi, 2025 yılı Şubat ayına ilişkin Negatif Nitelikli Bireysel Kredi ve Kredi Kartı istatistiklerini yayımladı. Verilere göre, bireysel kredi veya kredi kartı borcundan dolayı yasal takibe intikal eden kişi sayısında dikkat çekici bir artış yaşandı. Şubat 2025’te yasal takibe düşen kişi sayısı, geçen yılın aynı ayına göre %44 artarak 259 bin kişi oldu.

Bu durum, bireysel borçlulukta riskli gruba giren kişi sayısının hızlı biçimde yükseldiğini ortaya koyuyor. Söz konusu artış, hem kredi kartlarında hem de bireysel kredilerde ayrı ayrı gözlemlendi. Ekonomide yaşanan zorluklar, yüksek faiz oranları ve artan yaşam maliyetleri gibi faktörler, bu eğilimin temel nedenleri arasında gösteriliyor.

Kredi kartı borcundan takipteki kişi sayısı 167 bini aştı  

Verilere göre 2025 yılı Şubat ayında bireysel kredi kartı borcu nedeniyle yasal takibe intikal etmiş kişi sayısı 167.163 oldu. Aynı dönemde bireysel kredi borcundan dolayı takibe alınan kişi sayısı ise 149.924 olarak kaydedildi. Bu rakamlar, toplamda çok sayıda kişinin ödeme güçlüğü yaşadığını ve finansal istikrarsızlık sinyalleri verdiğini gösteriyor.

Banka dışı finansman kaynaklarına yönelimin arttığı, tüketici kredisiyle alışveriş yapma eğiliminin yaygınlaştığı bir ortamda, ödeme yükümlülüklerini yerine getiremeyen birey sayısındaki artış, dikkatle izlenmesi gereken bir gösterge olarak öne çıkıyor.

Tasfiye edilecek alacaklarda patlama: 163 milyar TL’ye ulaştı  

Türkiye Bankalar Birliği Risk Merkezinin Şubat 2025 verilerine göre, bireysel kredilerdeki tasfiye olunacak alacaklar da önemli ölçüde yükseldi. Kredi kartlarını da kapsayan bu alacaklar toplamı, geçen yılın aynı ayına göre %182 artarak 163 milyar TL’ye ulaştı. Bu gelişme, bankacılık sektörünün karşı karşıya olduğu tahsilat riskini de artırıyor.

Artan tahsili gecikmiş borçlar, yalnızca bireylerin finansal sağlığı açısından değil, aynı zamanda bankacılık sisteminin aktif kalitesi açısından da büyük önem taşıyor. Kredilerin geri dönüş oranlarındaki düşüş, bankaların kredi verme isteğini azaltabileceği gibi, risk primi yüksek borçluların sisteme erişimini de daha da zorlaştırabilir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu